
Deniz börülcesini çok severim. İki yıl önce Datça’da pazarda demet halinde satılırken gördüğümde buradan ayrılmadan önce demet demet almalıyım dedim eşime. Onun sakalama problemi bahanesine karşılık derin dondurucu çözümünü önerince biz Datça’dan İstanbul’a börülce nakliyatına başladık:)) Benim otlara karşı inanılmaz bir zaafım vardır. Nasıl yapılacağımı bilmesem de pazarlarda gördüğüm her otu alırım. Birde satıcıya tarifini sordum mu geriye sadece uygulamak kalır. Artık satıcılara sormasanda olur tabi nede olsa internet gibi bir derya var elimizin altında… Yosun vücüdumuz için çok faydalı. Buda bir çeşit yosun olduğu için bolca tüketmeliyiz. Genelde rakının yanına meze olan börülceyi sofralarımızın vazgeçilmez salatalarından biri yapmalıyız. Radyasyon ve çevreyi kirleten maddelere karşı en güçlü olan gıdalarmış yosunlar. Sütten daha fazla kalsiyum, yumurtadan daha fazla protein ve etten daha çok demir içeriyorlarmış.
MALZEMELER:
- 1 demet deniz börülcesi
- 1/2 çay bardağı zeytin yağ
- 5-6 adet sarımsak
- 1/2 limon
YAPILIŞI:
- Börülceleri yıkayıp kaynar suda 15 dakika haşlayın.
- Süzgeçle süzün ve dallarından tutup börülceleri çektiğinizde kolayca temizlendiğini göreceksiniz.
- Sarımsakları ezip zeytinyağı, sıkılmış limon ve tuzla birlikte karıştırın.
- Bu sosu börülcelerin üzerine dökün.

Uzun zaman aradan sonra bebek götürmeye süt anneme gittiğimizde o marifetli elleriyle yaptığı güzel ikramlıklarıyla kilomuza kilo katmayı başarmıştı. Emzirme döneminde olduğumdanmıdır nedir daha önce beni pek cezbetmeyen tatlı çeşitleri şimdi en çok ilgimi çekenlerden oluverdi birden. Biraz önce o marifetli eller derken inanın hiç abartmadım. Süt annemin evine girdiğinizde akla hayale gelmeyen şeylerin ne şekilde kullandığnı görseniz pes doğrusu demekten kendinizi alıkoyamazsınız. Ne güzel bir saksı deyip incelediğim şeyin kutunun altın sarısı parlak bir kapla kaplanmasıyla elde edildiğini görünce şaşırdım kaldım. Kendi elleriyle kapladığı sandalyeler, balkona güneş gelmesin diye yaptığı branda, ayakları kırılan büyük tahta masanın altına koyduğu küçük masa hatırladıklarımın arasında.Kim bilir daha görmediğim ve farkedemediğin neler vardır. Hani tam bir kadın derler ya işte öyledir benim süt annem…
MALZEMELER:
- 8 çorba kaşığı irmik
- 12 çorba kaşığı toz şeker
- 1 lt süt
- 1 tatlı kaşığı margarin
- 1 paket kakaolu bisküvi
- 1/2 su bardağı dövülmüş fındık içi
YAPILIŞI:
- Sütü, irmiği,toz şekeri ve margarini tencereye koyun.
- Orta hararetli bir ateşte tahta kaşık yardımıyla sürekli karıştırın. Karışım kaynayıp koyulaşmaya başlayınca tencereyi ateşten indirin.
- Karışımın yarısını bir borcama boşaltın.Kabın her yanına eşitbir şekilde yayılmasını sağlayın.
- Daha sonra üzerine kakaolu biküvileri dizin.
- Karışımın kalan yarısını da bisküvilerin üzerine dökün. Islak bir spatula yardımıyla pastanın üzerini düzeltin.
- Pasta oda sıcaklığına gelince buz dolabına koyun ve 1 saat bekletin.
- Servis yapmadan önce üzerine dövülmüş fındık serpin.

Lohusalığın vazgeçilmezlerinden olan kayısı hoşafını bol bol içmek gerçekten sütümü arttırdı. Kilo almamak için de şekeri fazla koymamaya çaliştım. Nedense hoşafı birde ramazan sofralarına çok yakıştırmışımdır.
MALZEMELER:
- 25 adet kuru kayısı
- 5 lt su
- 1 kase şeker
YAPILIŞI:
- Bir tencereye suyu koyun.
- Yıkadığınız kayısıları suya atın. Ben blendırdan geçirdiğim için doğramıyorum. İsterseniz kayısıları bütün atmak yerine parçalara ayırabilrsiniz.
- Şekeri ilave edin. Tadına bakıp şekeri damak zevkinize göre ayarlayabilirsiniz.
- İyice kaynayınca ocaktan alın ve blendırdan geçirin.