Archive for the ‘SOFRALAR’ Category

Dostluğun ve komşuluğun unutulmadığı bir apartmanda yaşamaktan mutluluk duyuyorum. Hepsi birbirinden iyi olan komşularımızla daha çok beraber olabilmek ve buna vesile olsun diye de adına gün dediğimiz bir organizasyon gerçekleştirdik geçtiğimiz aylarda. İlk gün bendeydi ve kaç çeşit yapayım, daha başka eklesem mi acaba stresinden kurtulmak ve abartmamak için 4 çeşit sınırlaması getirdik. İşte benim menüm;

Ispanaklı Dolama Börek



Karışık Turşu

İkizler doğalı neredeyse iki ay oldu arasırada olsa onlarla dışarı gezmeye çıkıyoruz, bunlardan biride çocukluk arkadaşım Zehra’ya yaptığmız ziyaretti.Zehra bizim için çok güzel ve çok çeşitli şeyler hazırlamıştı.Ellerine sağlık Zehracım hepsi çok güzeldi.
Zehra ile çok güzel günlerimiz geçti o günlere geri dönüp düşündüğümde inanın bu günlere geri dönmek istemedim.Çocuksu, masum herşeyden önemlisi çıkarsız geçen güzel yıllarımız. Yine de ben kendimi çok şanslı hissediyorum çünkü hala çocukluk arkadaşlarımın bir çoğu ile görüşüyorum ve onlarla olan dostluğumuz hala aynı.Zehra ile biraraya geldiğimizde o güzel anılarımız film şeridi gibi gözümüzün önünden geçti. Eskiden aynı apartmanda oturduğumuz için yediğimiz içtiğimiz nerdeyse ayrı gitmiyordu.Gece yarılarına kadar balkonlarda oturur o güzel boğaz manzarasını çay ve yanına yaptığımız börekler çörekler eşliğinde seyrederdik. Hatta oradan taşınırken ben deniz manzarası görmeden nasıl yaşarım diye bayağı hayıflanmıştım. Hele onunla geçen bir Konya maceramız varki onu anlatmadan geçemeyeceğim. Kardeşim Özlem üniversiteyi Konya’da okurken bizde onu ziyarete gitmeye karar verdik ve Zehra ile yola koyulduk. Daha önce evlerine hiç gitmediğimiz için mütevazi bir öğrenci evi hayel ediyorduk. Bizde ablaları olarak çoğu yemekten mahrum olduklarını düşünüp yanımıza onlara börekler yaparız, mantı yaparız diye oklava bile almıştık, birgün hadi mantı yapalım dedik ve çıkardık bavulumuzdan oklavayı bizim Özlem durur mu başladı gülmeye inanmıyorum size oklavada mı getirdiniz bizde vardı, bakayım bavulunuzda daha neler var diye gülerek karıştırmaya, o gün çok eğlenmiştik o yüzden bu anımızı hiç unutmayız.
MASADAKİNLER
- Zeytinli ve kıymalı poğaça
- Patatesli Burma Börek
- Kara kabak Kızartması
- Kara Lahana Diblesi
- Taflan Kavurması
- Kırmızı Lahana Salatası
- Kırmızı Biber Salatası
- Misket Kurabiye
- Kabak Tatlısı
- Baklava
- Hurma

Bizim eski ev sahibiz olan Emine teyze sağ olsun ona her gittiğimizde ben seviyorum diye evde ne kadar ot varsa yapar. Üstelik otlarda markette veya benim diyen halk pazarlarında bulunamayacak olan kendinin topladığı değişik türden otlardır. Sayelerinde bende bu konuda uzmanlık yapacak kadar birçok değişik ot tanıdım. Hatta bir keresinde biricik arkadaşım Haftane’nin memleketi Samsun Terme’ye gittiğimde yolda karalahana ve ıspanak satan bir kadına başka otlarda vardır umuduyla yaklaştım ve kadın sorduğum otları değil satmak tanımakta bile zorlanınca ona siz nasıl Karadenizlisiniz ben İstanbul’dan geldim sizden daha çok ot biliyorum demekten kendimi alamadım.
Birde o gün ormandan toplanan mantarlar dişlik kirası yerine Muteber abla tarafından bana verilince mutlu bir şekilde evime döndüm. Fakat annemin ve ablamın yeme onları ya bir şey olursa sana üstelik emziriyorsun da diye diye başımın etini yemeleri sonucu bu iştahla yiyeceğim mantarları kabusum haline çevirdiler.
İKRAMLIKLAR
Yufka Böreği
Biber kavurması
Turşu

Hani bazı dostlarınız vardır iyi günde ve kötü günde, ona ihtiyacınız olduğu her anınızda, hep sizin yanınızda olacağını bildiğiniz, sırrınızı paylaşmaktan çekinmediğiniz ve sohbet etmekten hiç sıkılmadığınız kısacası her insanın sahip olması gereken türden bir kişdir sevgili Ayşe. Almış olduğum tarifleri kaybettiğim için uzun zamandır masasını ekleyememiştim. Dün tekrar tarifleri alma fırsatı bulunca unutmadan ve kaybetmeden ekleyeyim dedim.
SOFRADAKİNLER:
- Cevizli Kurabiye
- Tuzlu Havuçlu Ekmek(Kek)
- Patates Salatası
- Peynirli Yufka Böreği
- Hazır Ekmek Hamurundan Poğaça


2005 yılında ablamla birlikte hazırladığımız yılbaşı sofrasıydı bu. Çok güzel bir gece geçirmiştik.Biricik arkadaşlarımız Hakan,Feyza ve o zamanlar henüz 1 yaşında bile olmayan tatlı mı tatlı kızları Selin bizleri kırmayıp taa Adanalar’dan gelmiş ve canım arkadaşım Ebru, Arda ve dünya güzeli Ada’nın da katılımıyla unutulmaz bir yılbaşı geçirmemizi sağlamışlardı. Sofrada yer alan muhteşem hindimiz çok konuşulmuş hatta onun hatrına ertesi yılbaşı Adana’ya çağrılıp tekrar hindi yapmak için yollara düşmüştük. Bütün gün yapmak için Hakan ile uğraştığımız hindi sonunda bir önceki yıldakine benzetilmiş ve yine yıla damgasını vurmuştu. Fakat dönüş yolunda karşılaştığım sürpriz beni derinden üzmüştü. Benden bir gün önce dönen eşimin bavulu havaalanında hernasıl olduysa kaybolmuştu. Bende az yük taşayayım diye ne var ne yok onun bavuluna sığdırmış hatta fermuarı zor kapamıştık. Bagajın kaybolmasından 3 gün sonra kaybolanların arasında 15 yıldır not tuttuğum yemek tarif kitabımında olduğunu hatırladığımda kendimi tutamadığım bir göz yaşı seline boğulduğumda eşim yatakatan fırlayıp bana kimin öldüğünü sormuştu. Kolay hazmedilir birşeymi insanın 15 yıllık emeklerinin birden yok olup gitmesi. işte o an bavulumuzu alanlara tüm kötü temennilerimi içimden geçirmiştim.
Sofradaki hindinin tarifi tarif defteriyle birlikte kaybolup gitmişti. Bu yüzden sizlere o tarif yerine Crowne plaza otelden Werner Kallenborn ‘un sofra dergisindeki tarfini yazıyorum.
MEYVELİ EKMEK İLE DOLDURULMUŞ YILBAŞI HİNDİSİ
MALZEMELER:
- 1 adet hindi (6-8kg ağırlığında)
- 500gr tost ekmeği
- 200gr kestane
- 100gr kuru üzüm (siz daha az kullanabilrsiniz.)
- 100gr kuru kayısı
- 2 adet soğan
- 1 su baradağı süt
- 5 çorba kaşığı zeytinyağı
- 2 adet havuç
- 18 adet bürüksel lahanası
- 2 adet kereviz
- Bir tutam tuz
- Bir tutam karabiber
YAPILIŞI:
- ince doğranmış soğanları az sıvıyağda soteleyin.
- Küp küp doğranmış tost ekmeği, zar şeklnde doğranmış kayısı, sotelenmiş soğan ve kabukları ayıklanmış kestaneyi sütle birlikte derin bir kapta karıştırın.
- Önceden temizlenmiş hindinin içine doldurun.
- Hindinin iki kanadını butlarıyla birlikte pişerken dağılmasını önlemek için bağalayın.Tuz ve karabiber ekleyin.
- Üzerine zeytinyağını da gezdirin.
- 180 derece fırında üzeri kapalı olarak 2 saat pişirin. Daha sonra üzerini açıp 30 dakika üzeri açık olara pişirin.
- Kızardıktan sonra servis yapacağınız tepsiye koyun.
- Havuç,kereviz, kalan kestaneler ve brüksel lahanasını istediğiniz şekilde kesip hindiyle birlikte servis yapın.
