Posts Tagged ‘güllaç’

SEDA’NIN MASASI

Posted by: admin

Eylül 22nd, 2009 >> SOFRALAR

sedanin-masasi

Bayram geldi ama ben yoğunluktan ve  davetlerin Ramazanın son günlerine denk gelmesinden dolayı hala iftar sofralarını eklemeyi tamamlayamadım. Seda ve Murat’ın davet sofrası da kendileri gibi sıcak ve asildi. Başlangıçta izin aldıktan sonra tereddütle  fotografları çekmeye başlasamda göstermiş oldukları ilgi ve hoşgörüleri beni rahatlattı. Herkes iftar bozmaya ve yemek yemeye çalışırken şak şak yanan flaşlar  pek normal  olmasa da sonucunda tattığımız güzel lezzetleri görsel olarak aynı güzellikte sizlere sunabilmek  beni ziyadesiyle tatmin ediyor. İlerleyen saatlerde Seda ve Gözde’nin yaptığım işe ilgisi başlangıçtaki utangaçlığımı alıp götürdü. Hatta Gözde’nin beğendiği şeylerin resmini çekip tarfiyle bana gönderme talebine çok memnun kaldım.   Onur’un espirileriyle şenlenen gece hoş bir seda ile anılara kazıldı.

MENÜ

İftariyelikler

iftaryeliklr

Tavuk Suyu Çorbası

tavuk-corbasi

Zeytinyağlı Pazı

zytinygli-pazi

Bulgur Pilavı ve Murat’ın harika Garnitürlü Tavuğu

bezlyeli-tavuk

Mevsim Salatası

salata

Patlıcan Salatası

patlican-saltasi

Kakaolu Pasta

kakaolu-pasta

Güllaç

gllac-tatli

Tuzlu Kurabiyeler

tuzlu-kurabiyeler

GÜLLAÇ

Posted by: admin

Eylül 12th, 2009 >> Sütlü Tatlılar

gullac-tatlis

Geleneksel ramazan tatlımız güllacı ben iki şekilde yaparım. Birincisi gül böreği şeklinde ikincisi ise yufkaları tek tek ıslatarak bir borcama dizer, aralarına da ceviz koyarım.

15. yüzyıl ortalarına kadar Osmanlı’da halk mısır nişastasından yufka açıp stoklar ve havayla temas halinde olduğu için kuruyan bu yufkaları süt ve şekerle ıslatıp yerdi. Zamanla içine gülsuyunun da eklenmesiyle ortaya “güllü aş” ismi verilen tatlı çıktı ve (tıpkı “sütlü aş”ın “sütlaç”a dönüşmesi gibi) ismi “güllaç” oldu. Kullanıma hazır kuru güllaç yapraklarının iki yılda tüketilmesi gerekiyor. Ancak havadar olan, fazla güneş ışığı almayan, rutubetsiz ortamlarda bu yapraklar 10 yıl saklanabiliyor. Güllaç, sütlü olduğundan iftardan sonra rahatlıkla yenebilecek, hazmı kolay ve hafif bir tatlıdır. Sarayda da bu özelliğiyle çokça tercih edilmiştir.Günümüzde arzuya göre koyulan gülsuyu,Osmanlı Mutfağı’nda ferahlatıcı etkisi olduğu gerekçesiyle mutlaka eklenirdi. Uzmanlar içerdiği protein, B ve E vitaminleri nedeniyle güllacın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, bu vitaminlerin sakinleştirici ve stresi azaltıcı etkileri olduğunu, oruçtan ötürü düşen kan şekerinin normal seviyesine gelmesine yardımcı olduğunu ifade ediyor.

MALZEMELER:

  • 8 yaprak güllaç
  • 8 su bardağı süt
  • 3,5 su bardağı toz şeker
  • 2 su bardağı ceviz
  • 2 yemek kaşığı gül suyu

YAPILIŞI:

  1. Güllaç yapraklarını mutfak makası ile ikiye bölün.
  2. Sütü şekerle kaynatın. İnmesine yakın gül suyunu da ilave edin.
  3. Hazırladığınız güllaç yapraklarından bir tane alıp, önce sütle ıslatın sonra da arasına ceviz koyun.
  4. Gül böreği gibi sarın ve bir borcama dizin.
  5. Tüm yaprakları bu şekilde yaptıktan sonra kalan sütlü şerbeti tekrar kaynatın ve sıcak sıcak güllaçların üzerine dökün.