Subscribe to Mutfak Maceraları Subscribe to Mutfak Maceraları's comments

Tavuğu çok değişik biçimlerde hazırlayıp sunarız , çoğu zaman çabuk pişmesinden dolayı mutfaklarımızın kurtarıcısıdır. Bu tarifte kısa zamanda hazırlayabileceğiniz lezetli bir tavuk  yemeği. Benim gibi sizinde  ufak çocuğunuz varsa onlara bile kolaylıkla yedirebilirsiniz tecrübe ile sabittir:)

MALZEMELER;

  • 1 kilo kemiksiz tavuk but
  • 12 adet patates
  • 1 adet havuç
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 tatlı kaşığı limonsuyu
  • 3-4 dal kıyılmış dereotu
  • tuz
  • karabiber

YAPILIŞI;

  1. Bir tencereye yıkadığınız tavuk etlerini dizin, üzerine yıkayıp dilimlediğiniz patatesi ve havucu ekleyin.
  2. Bir çay bardağı su ekleyip tuzunu ve karabiberini ilave edin ve tencerenin kapağını kapatıp kısık ateşte etler ve sebzeler yumşayana kadar pişirin.
  3. Ufak bir kasede yumurta sarısını ve limon suyunu çırpın. yemeğin suyundan kaseye bir miktar ekleyip karıştırın ve bu sosu tencereye ilave edin.
  4. Kıyılmış dereotunuda ekleyip karıştırın ve ocaktan alıp sıcak servis yapın.

Çok fazla emek vermeden görünümü güzel bir kurabiye yapmak istediğinizde,  çabucak yapabileceğiniz tadı da görünümü kadar harika bir kurabiye.

MALZEMELER:

  • 200 gr tereyağ yarısı eritilecek yarısı bütün kalacak
  • 1 tane yumurta
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • 2 Yemek kaşığı kakao

YAPILIŞI:

  1. Kakao hariç bütün malzemeleri yoğurma kabına alıp yoğurun.
  2. Hamurdan portakal büyüklüğünde bir parça alıp kakaoyu ilave edip tekrar yoğurun.
  3. Kakaolu ve sade hamurdan misket büyüklüğünde yuvarlaklar yapın. Çiçek şekli oluşturacak şekilde  yanyana dizerek  yağlı kağıt serili fırın tepsisine koyun.
  4. 180 derece ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirin.

Güzel bir gün geçirmeniz dileği ile hepinizin bayramı kutlu olsun.

19 MAYIS 1919′TA NE OLDU?

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919′ta Samsun’a çıkarak, kurtuluş mücadelesinin meşalesini yaktı.

Mustafa Kemal, Mondros Mütarekesi’nin 30 Ekim 1918′de imzalanmasından sonra Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı’ndan 3 Kasım 1918′de İstanbul’a döndü. Samsun’a gidinceye kadar 6 ay İstanbul’da kalan Mustafa Kemal, çeşitli temaslarda bulundu.

Mustafa Kemal, kendi deyimiyle “kendisini İstanbul’dan uzaklaştırmak ve Anadolu dağlarında çürütmek” isteyenlerce 9. Ordu Müfettişliği ile görevlendirildi. Ancak Mustafa Kemal, müfettişliği kabul ederken görevinin geniş yetkilerle donatılmasını sağladı. Öyle ki Ankara’nın doğusunda kalan her yerden sorumlu hükümet yetkilisi konumundaydı.

Mustafa Kemal, 14 Mayıs’ta Damat Ferit Paşa’nın Nişantaşı’ndaki evindeki akşam yemeğinde yeni görevi konusunda görüşmelerde bulundu.

Mustafa Kemal, Sadrazam’ın yanından ayrıldıktan sonra, Cevat (Çobanlı) Paşa ile arasında şu konuşma geçti:

“- Bir şey mi yapacaksın Kemal?”
- Evet Paşam, bir şey yapacağım.
- Allah muvaffak etsin.
- Mutlaka muvaffak olacağız.”

İzmir’in işgal edildiği 15 Mayıs günü ise Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanlığı’nda Cevat (Çobanlı) ve Fevzi (Çakmak) paşalara, sonra da Babıali’de bazı hükümet üyelerine veda etti. Aynı gün Yıldız Sarayı’nda Padişah Vahdettin tarafından kabul edilen Mustafa Kemal, daha sonra Bandırma Vapuru’nun kaptanı İsmail Hakkı (Durusu) Bey’i, Şişli’deki evine çağırarak yolculukla ilgili bilgi aldı.

16 Mayıs’ta Mustafa Kemal’i taşıyan Bandırma Vapuru’nda Kız Kulesi açıklarında iken İtilaf Devletleri denetim görevlilerince, silah ve kaçak malzeme araması yapıldı. Arama sürerken, “kaptan yerinde” bulunan Mustafa Kemal’in kararlılığını göstermek amacıyla hareket hazırlıklarını çabuklaştırmasını söylediği yirmi yedi yıllık ihtiyar kaptan, demir aldırmaya başladı.

Subayların gemiyi terk etmelerinin ardından Karadeniz’e yönelen Bandırma’nın güvertesinde Mustafa Kemal Paşa, yanındakilere şunları söyleyecekti:

“Bunlar işte böyle yalnız demire, çeliğe, silah kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. Biz, Anadolu’ya ne silah ne cephane götürüyoruz. Biz ideali ve imanı götürüyoruz.”

Mustafa Kemal Paşa, Boğaz’dan Karadeniz’e çıkarken kaptana, tehlike ihtimallerini anlattığında İsmail Hakkı Bey, “Ne aksi, bu denizi pek iyi tanımam, pusulamız da bozuk…” cevabını vermişti.

Güç koşullar altında süren yolculuktan sonra 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’a ulaşan Mustafa Kemal ve beraberindekiler, askeri bando eşliğinde halk tarafından sevgiyle karşılandı.


Annelerin en dertli olduğu konulardan biri sanırım çocuklarına yemek yedirme. Hele birde  iştahsız çocuklara sahipseniz onlara yemek yedirmek için türlü türlü yollar denersiniz. Ben de bu konuda iştahsız çocuklara sahip şansız annelerden biriyim, malesef yemek saatleri çoğu zaman kabusa dönüyor. Yemeklerini sonuna kadar yediklerinde sanki ben doymuşum gibi hissediyorum, yemediklerinde ise aklım hep bitirmedikleri o yemekte oluyor ve kendimi mutsuz hissediyorum. Bu konuda uzmanlar bırakın  istedikleri kadar yesin acıktıkları zaman mutlaka yiyecektir deselerde, sanırım anne olmanın verdiği piskolojiden dolayı hiç bir zaman o kadar rahat olamadım.

Çocukları yedirirken denediğim yollardan biri de öğünlerini süsleyerek yedirmek bu yöntem çoğu zaman başarıya ulaştığım yöntem. Ağzını yiyeceğim, saçını yiyeceğim derken bir de bakıyoruz ki yemek bitivermiş.

Bu konuda dertli olan annelere yardımcı olması amacı ile süslediğim bu yemekleri paylaşmak istedim. Sizin de bu konuda başarılı olduğunuz değişik fikirleriniz varsa paylaşırsanız sevinirim.


Her zaman yeni tatlar denemekten zevk alsakta, bazen vazgeçemediğimiz lezzetlerimiz vardır. Çatal da benim için bu vazgeçemediğim klasik tatlardandır. Pişerken eve yayılan o mis gibi mahlep kokusu fırının başında sabırsızlıkla beklememe neden olur…

MALZEMELER:

  • 2 Yumurta(birinin sarısı üzerine)
  • 1 paket margarin
  • 1su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı şeker
  • 2 çay kaşığı mahlep
  • 1 paket kabatma tozu
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • Tuz
  • Aldığı kadar un

YAPILIŞI:

  1. Yoğurma kabınıza  bütün malzemeleri koyup, yavaş yavaş un ekleyerek hamuru toparlayın. Hamurçok fazla sert olmasın.
  2. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elinizle uzun silindir şekli verin. Aynı şekilde bir parça daha hazırlayıp iki ucunu birleştirip çatal şekli verin.
  3. Bütün hamurları bu şekilde hazırlayıp yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin.
  4. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörek otu ve susam serpin. 200 derece ısıtılmış fırında altın sarısı renk alana kadar pişirin.