
MALZEMELER:
- 500 gram buğday
- 250 gram nohut
- 250 gram kuru fasulye
- 250 gram pirinç
- 200 gram kabuksuz iç bakla
- 200 gram kayısı
- 200 gram çekirdeksiz kuru üzüm
- 10 adet kuru incir
- 8 su bardağı şeker
- 2 adet elma
- 10 adet karanfil
- Gülsuyu
- 1 paket vanilya
Süslemek için:
- Tarçın
- Dövülmüş ceviz
- Kuş üzümü
- Dolmalık fıstık
- Nar
HAZIRLANIŞI
- Bir gece önceden buğdayı ılık su ile dört kez yıkayıp bir tencereye koyarak üzerine bol su ekleyip bir iki taşım kaynatıp ocağın altını kapatalım, sabaha kadar bu şekilde bekletelim.
- Bu arada nohutu ve fasulyeyi de temizleyip ayrı kaplarda üzerini geçecek kadar su ekleyip bunları da sabaha kadar bekletelim.
- Ertesi gün fasulyeyi ve nohutu ayrı ayrı düdüklü tencerede yada normal tencerede pişirelim.
- Buğdayın suyunu süzdürüp büyük bir tencereye koyarak üzerine bol ılık su ilave edip pirinci de ekleyelim ara sıra karıştırararak pişirelim.
- Buğdaylar yarı yarıya pişmiş hale geldiğinde pişirdiğimiz fasulyeyi ve nohutu ilave edelim.
- Karanfilleri küçük bir tülbent parçasına bağlayarak tencereye atalım.
- Elmaları soyup küp şeklinde doğrayıp tencereye aktaralım.
- Kayısıyı ve incirleri doğrayıp ayrı tencerelerde yumşayana kadar pişirelim. Üzümü de ayrı bir tencerede pişirelim.
- Buğdaylar pişimeye durunca kuru baklayı ve şekeri de tenceremize ilave edelim. Şekeri damak zevkinize göre tadına bakarak da ilave edebilirsiniz. Bu arada suyu yetersiz gelirse sıcak su ilave edebilirsiniz.
- Muhallebi kıvamına gelene kadar ara ara karıştırarak pişirelim.
- Kayısıyı üzümü ve inciri tencereye koyarak 5 dakika daha kaynatalım. Bu aşamadan sonra aşurenin renginin kararmaması için çok fazla kaynatmayın.
- Tenceremizin altını kapatıp gülsuyu ve vanilya ilave edip karıştıralım. Karanfil torbasını tencereden alarak aşureyi kaselere boşaltalım.
- Soğduktan sonra üzerini süsleyelim.



Özlem, aşureni afiyetle yedik, ellerine sağlık! Hiç bakla kullanıldığını görmemiştim, ama çok hoşuma gitti. Bir de elmaların ne olduğunu bulmak için uzun uzun düşündüm, neredeyse ananas zannedecektim
Neyse ki blog imdadıma yetişti..
Çok sevgiler,
Nazan