Archive for Ocak, 2010
MALZEMELER:
- 1 paket Lazanya
Kıymalı Sos İçin:
- 300 gr kıyma
- 1 adet soğan
- 1 adet havuç
- 2 adet domates
- 1 yemek kaşığı salça
- 3 diş sarmısak
- Zeytinyağı
- Tuz
Beşamel Sos İçin:
- 50 gr tereyağı
- 3 yemek kaşığı un
- 3 su bardağı süt
- 1çay kaşığı hindistancevizi
- 1/2 çay kaşığı karabiber
- Tuz
YAPILIŞI:
- Kıymalı sosu hazırlamak için soğanı ince ince doğrayın veya rondadan geçirin.
- Havucu rendeleyin.
- Soğanı zeytinyağında kavurun.
- Soğanlar sararınca rendelenmiş havucu ilave edip, bir kaç dakika kavurun.
- Kıymayı ekleyip, orta ateşte kavurmaya devam edin.
- Kıyma kavrulunca rendelenmiş veya küçük küpler halinde doğranmış domatesleri ve salçayı ekleyin.
- Kıyılmış sarımsakları ve tuzu da kıymanın içine koyun.
- Domatesler pişence ocağın altını kapatın.
- Beşamel sosu hazırlamak için tereyağını teflon bir tencerede eritin.
- Unu ilave edip, topaklanmayı engellemek için sürekli karıştırarak sütü koyun.
- Tuzu ve hindistan cevizini de ekleyip sosunuz kaynayınca ocaktan indirin.
- Uzun büyük boy dikdörtgen borcamı veyaçok büyük olmayan bir fırın tepsisini yağlayın.
- En alta lazanyaları serin. Üzerine kıymalı sosu ve beşamel sosu dökün.
- Bir kat daha lazanya döşeyin. Yine kıyma ve beşamel sostan dökün.
- En üstü tekrar lazanya ile döşeyip, beşamel sosu dökün.
- Beşamel sosun üzerine de rendelenmiş kaşarı serpin ve 200 derece fırında pişirin.
Sofra dergisinin geçen ayki sayısında Rus Poğaçası (Proski) adı ile yayınladığı bu poğaçaya espiri yeteneği ve hazır cevaplılığını kullanan İsmail abinin taktığı yeni isimdir Cennet Poğaçası. TDK’nın yabancı isimleri Türkçeleştirme konusundaki çalışmalarına katkıda bulanan enişteme teşekkürü bir borç biliyorum. İkizlerin doğumgünü menüsündeki bu poğaçayı ablam biraz değiştirmiş ve sonuçta herkesin gerek görsel gerekse tad olarak çok beğendiği bir lezzeti önümüze getirmiştir.
MALZEMELER:
Hamuru için:
- 200 gr oda sıcaklığında tereyağı
- 50 gr oda sıcaklığında margarin
- 3 yumurta
- 1 yemek kaşığı toz şeker
- 1 paket kabartma tozu
- 1 çay kaşığı tuz
- Aldığı kadar un
- 500 gr ıspanak yaprağı İç İçin:
- 300 gr tulum, keçi veya hellim peyniri
YAPILIŞI:
- Öncelikle hamur için tereyağı, margarin, yumurta, tozşeker, kabartma tozu ve tuzu yoğurma kabına alın.
- Kulak memesi yumuşaklığında, ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar un ekleyin ve tüm malzemeyi iyice yoğurun.
- Hamurun üzerini nemli bir bezle kapatarak, 15 dakika dinlendirin.
- Kıyılmış ıspanağı hafif kavurup, suyunu sıkın ve robottan geçirin.
- Dinlenen hamura ıspanağı ekleyin ve yoğurarak, yeşil renkli bir hamur elde edin.
- Ispanaklı hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparın ve çay tabağı büyüklüğünde açın.
- İçine peynirinizi koyun ve hamurunuz yarım ay olacak şekilde kapatın.
- Poğaçaları yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin.
- Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Üç büyük dinin harmanlandığı yerdir Antakya, çok eskilere dayanır hikayesi üstelik. Bu nedenle her şeyin ilkini orada bulabilirsiniz. Anadolunun ilk kilisesini, ilk camiisini. Her bir sokak ayrı bir tarihin anıtı gibidir. Yılların getirdiği kültür zenginliği, mutfağına da yansımış Antakya’nın. Künefe diyarı olarak bilinen Antakya’nın gizli kalmış o kadar çok yemeği vardır ki aslında, bu zamana kadar tatmamış olmaya şaşırır kalırsınız (İstanbul’da ikamet eden meraklılarına Kadıköy’de bulunan Çiya şiddetle tavsiye olunur).
Efsane kenti yerinde görmek, lezzete ilk elden tanık olmak için, Adana’daki dostlarımızı ziyarete gittiğimiz seyehatimize Antakya’yı da dahil ettik. Ottoman Palace konaklama mekanımız oldu. Kenti hafta sonu ziyaret edeceklere uyarımız, lütfen şehir içindeki Savon Hotel’de kalın. Hafta içi oldukça konforlu bir hizmet sunan Ottoman Palace, özellikle Suriye vizesinin kalkmasından sonra hafta sonu çok yoğun oluyor.
Şehir merkezindeki dönerci fazlalığı ilk dikkatimizi çeken şey oldu. Özel sosuyla dürüm arasında servis edilen dönerin rağbetçisi çok olsa da, daha yöresel tatlar arayan bizleri pek tatmin etmedi. Meydanda bir biri ardına sıralanan künefecilerin her biri ayrı ustalık sergiliyor. Daha önce pek çok kez kenti ziyaret eden rehberimiz Hakan’ın önerisiyle, merkez de yedik ilk künefemizi. Biz parmaklarımızı yalarken o da eklemeden edemedi: “Mükemmel Künefe’yi sona sakladım”. Bundan daha mükemmeli nasıl olur diye de düşünmeden duramadım, ama ertesi gün öğrendik, oluyormuş işte..
Tarihi çarşısıda da ayrı bir güzel Antakya’nın. Özellikle peynir çeşitleri çok ilgi çekici. Üstelik fiyatları da çok ucuz. Kirece yatırma suretiyle farklı bir tat elde edilen tatlılarından sadece kabak tatlısını bulabildik çarşıda. Yeşil ceviz, patlıcan tatlısı gibi lezzetleri daha fabrik ürün satan mağazalarda bulunabiliyor.
Aşağıda gördüğünüz yemekler ve mezeler, Antakya’nın merkezindeki Anadolu Restoranda afiyetle yenildi. Her bir mezesi ayrı bir tat sunan lokantanın sunumu da çok güzeldi. Tabi ki hayatmıza giren en güzel künefeyle de burada tanıştık. Bol çocuklu bir gezi olduğu için pek çok lezzetin bulunduğu Harbiye’ye gitmeye ise maalesef zaman bulamadık. Ottoman Palace’ın termal tesisleri bedenimizi fazla uyuşturmuş ve zamanımızı da fazla çalmıştı. Bir dahaki sefere daha kapsamlı ve geniş zamanlı bir tur dileğiyle Antakya’dan ayrıldık.







Annemin yaptığı bu poğaça pişerken yaydığı mis kokusu ve o harika tadıyla çocukluk yılarımdan beri vazgeçemediğim tatlardan biri. Değişik bir çok tarif denersiniz ama bazı klasikler yerini hiç bir tarife bırakmaz. İşte bu poğaça da öyle benim için.
MALZEMELER:
- 1 adet oda sıcaklığında margarin
- 5 yemek kaşığı yoğurt
- 2 yumurta (birinin sarısı üzeri için)
- 1 paket kabartma tozu
- 1 çay kaşığı tuz
- Aldığı kadar un
İçi İçin:
- 150 gr peynir
- 8-9 dal ince kıyılmış maydanoz
YAPILIŞI:
- Unu, yumurtayı, margarini, yoğurdu, yumurta sarısını, tuzu ve kabartma tozunu iyice yoğurun.
- Hamurunuz kulak memesi yumuşuşaklığında olup, elinize yapışmamalı.
- Hamuru yoğurduktan sonra 15 dakika dinlendirin.
- Daha sonra elinizle hamurau daire şeklini verpi iç malzemesini koyun ve hamuru kapatın.
- Poğaçaların üzerine ayırdığınız yumurta sarısını sürün.
- Fırında 180 dercede pişirin.




